Suriye’de Beşşar Esad’ın kuzeni Necib’in yargılandığı davada, yöneltilen suçlamalar savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirildi. Mahkeme, dosyanın uluslararası hukuk normlarına göre ele alınacağını belirtti.
Suriye’de 2011’de Dera’da başlayan olaylara ilişkin davada, Beşşar Esad’ın kuzeni Necib, başkent Şam’daki Adalet Sarayı’nda hakim karşısına çıktı. Necib hakkında protestoların bastırılması sırasında aşırı güç kullanımı, keyfi öldürme, işkence ve sistematik toplu öldürmelere katılım gibi suçlamalar yöneltildi.
Mahkeme heyeti, Necib’e yöneltilen eylemlerin yaşam hakkı, ifade özgürlüğü ve çocuk hakları gibi temel hakların ihlali anlamına geldiğini belirtti. Bu gerekçeyle dosyanın ‘savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar’ kapsamında değerlendirileceği açıklandı. Yargılamanın zamanaşımına uğramayacağı ve af kapsamına alınamayacağı da vurgulandı.
Duruşmada savunma yapan Necib ise yöneltilen suçlamaları reddetti. Mahkeme, bir sonraki duruşmanın 19 Mayıs Salı günü saat 10.00’da yapılmasına karar verdi.
Geçici Adalet Ulusal Heyeti Üyesi Redif Mustafa, davada firari sanıklar Beşşar Esad ve kardeşi Mahir Esad’ın da gıyabi olarak yargılandığını belirtti. Mahkemenin, sanıkların mal varlıklarının dondurulması ve medeni haklarının kaldırılması yönünde tedbir kararı aldığını kaydetti.
Mustafa, Necib’e yöneltilen suçlamaların ‘savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında’ değerlendirildiğini aktararak, bu suçlamalar arasında kasten öldürme, kasıtlı cinayet ve yaygın/sistematik işkence uygulamalarının yer aldığını ifade etti. Hakimin, ‘İşkenceye Karşı Sözleşme’, ‘Çocuk Hakları Sözleşmesi’ ve ‘Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’ gibi uluslararası metinlere atıfta bulunarak hukuki çerçeveyi güçlendirdiğini sözlerine ekledi.
Mustafa, dosyada çok sayıda delil ve belgenin bulunduğunu ve bunların ilerleyen duruşmalarda mahkemeye sunulmaya devam edileceğini söyledi. Bir sonraki aşamada sanığın sorgusunun sürdürülmesi ve tanıkların dinlenmesinin planlandığını aktardı. Duruşmada uluslararası gözlemciler, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği temsilcileri ve çeşitli medya kuruluşlarının da hazır bulunduğu bilgisini paylaştı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölümü araştırmacısı Hiba Zeyneddin, davada kullanılan hukuki çerçevenin mantıklı ve büyük ölçüde uluslararası hukuk normlarına dayalı olduğunu belirtti. Suriye hukukunda savaş suçları ve insanlığa karşı suçların doğrudan tanımlanmadığını, ancak burada söz konusu olanın geniş çaplı insan hakları ihlalleri ve üst düzey sorumluluğu bulunan yetkililerin dahil olduğu vakalar olduğunu söyledi.
Zeyneddin, uluslararası hukuka dayanılmasını ‘önemli ve olumlu bir gelişme’ olarak değerlendirerek, bunun ‘sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik bir adım’ olduğunu vurguladı. Deralı Muhammed Ebu İslam ise ülkede adaletin yeniden tesis edildiğini ve suçluların yargılandığını belirterek, adaletin tüm mağdurlar için sağlanacağına inandığını ifade etti.
Ebu İslam, Necib’in suçlamaları hava istihbaratı ve güvenlik birimlerine yönlendirmeye çalışarak kendisini olaylarla ilişkisiz göstermeye çalıştığını aktardı. Bazı tanıkların çatılarda keskin nişancılar, kum torbalarıyla mevziler ve güvenlik noktalarının hedef alındığına dair ifadelerine dikkati çekti. Necib’in işkenceyle suçlandığı davada tanık olarak dinlenen Muaviye es-Siyasne’nin işkenceye maruz kaldığının belgelendiğini ancak bu iddiaların inkâr edildiğini dile getirdi.
Afyon Haberleri, Afyonkarahisar ve çevresindeki güncel gelişmeleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Şehirdeki son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap