Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) personelinin atama talebine idare hiç cevap vermezse dava yolu kapanmaz. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) md. 10, cevapsız kalan başvuruyu otuz günün sonunda reddedilmiş…
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) personelinin atama talebine idare hiç cevap vermezse dava yolu kapanmaz. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) md. 10, cevapsız kalan başvuruyu otuz günün sonunda reddedilmiş sayar. Bu tarihten sonra polis atama davası için altmış günlük dava süresi işlemeye başlar. Sürenin doğru kurulması, dosyanın esasa girilmeden usul yönünden sonuçlanmasını önleyen ilk teknik adımdır.
Planlama yalnızca gün saymaktan ibaret değildir. Bekleme süresi dolmadan tebliğ edilen açık ret kararı, hesabın başlangıcını tebliğ tarihine taşır. Takvim günü esası hafta sonlarını ve resmi tatilleri süre içinde sayar, son günün tatile denk gelmesi ise yalnızca bitişi öteler.
Zımni ret, idarenin bir talebe otuz gün içinde karar vermemesinin ret sayılmasıdır. İYUK md. 10 bu sessizliği dava edilebilir bir sonuca bağlar. Böylece atama isteği karşılıksız bırakılan personel, elinde yazılı bir karar bulunmasa da yargı denetimini isteyebilir. Başlangıç tarihi idarenin iradesine değil, kanunun belirlediği otuzuncu güne bağlanır.
Sessizliğin ret sayılabilmesi için başvurunun belirli niteliklere sahip olması beklenir.
Bekleme süresi, dilekçenin idarenin kaydına girdiği günü izleyen günden başlar ve kesintisiz otuz takvim günü devam eder. Bu aralıkta açılan dava, ortada dava edilebilir bir sonuç bulunmadığı için erken kabul edilir. Süre dolduğunda talep reddedilmiş sayılır ve dava açma hakkı doğar.
Otuz gün tamamlandıktan sonra açılacak mazeret ataması reddine karşı polis atama davası bakımından esas alınan tarih, herhangi bir cevap yazısının değil sessizliğin tamamlandığı günün ertesidir. Hesap doğru kurulduğunda mahkeme, işlemin gerekçesi ve dayanak belgeleri üzerinde esasa ilişkin denetim yapma imkanı bulur.
Kesin olmayan cevap talebi karara bağlamadığı için ilgiliye iki seçenek bırakır. İYUK md. 10 uyarınca bu yazı isteğin reddi sayılarak dava açılabilir ya da kesin cevap beklenebilir. Bekleme tercih edilirse dava açma süresi işlemez. Ancak bekleme süresi, başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez.
Uygulamada “talebiniz değerlendirmeye alınmıştır” ya da “işlem sürdürülmektedir” biçimindeki yazılar bu kapsamda görülür. Bu tür bir yazının tebliğ tarihi kaydedilmeli, altı aylık üst sınır ayrıca takip edilmelidir. Sınır dolduğunda beklemeye devam etmek dava hakkını korumaz.
İki halin sonucu aynı, başlangıç tarihi farklıdır. Açık rette süre, ret kararının usulüne uygun tebliğini izleyen günden işler ve tebligat belgesiyle kanıtlanır. Zımni rette ise tebligat bulunmadığından başvuru tarihi ile otuz günlük sürenin bitişi belirleyici olur.
Otuz günlük bekleme dolmadan açık ret tebliğ edilirse zımni ret hesabı devre dışı kalır ve süre tebliğden yürür. Bekleme dolduktan sonra, altmış günlük dava süresi içinde açık ret gelirse süre yeniden başlar. Bu durumda erken açılmış dava da hukuka aykırılık taşımaz.
Süreler takvim günü üzerinden sayılır, hafta sonu ve resmi tatil günleri hesaba dahil edilir ve başlangıç günü sayıma katılmaz. Bu nedenle iş günü mantığıyla yapılan hesaplar çoğu kez gerçek son günü ileri taşır. Son günün resmi tatile rastlaması halinde süre, tatili izleyen ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar uzar.
Sürenin son günü idari yargıda çalışmaya ara verme dönemine denk gelirse, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün daha eklenir. Dilekçenin elden verildiği tarih, posta kaydı ya da elektronik gönderim saati bu hesabın kanıtı olarak saklanmalıdır.
| Senaryo | Sürenin başlangıcı | Son gün hesabı |
| Başvuruya otuz gün boyunca hiç cevap verilmemesi | Otuzuncu günün bitimi | İzleyen günden itibaren 60 takvim günü |
| Otuz gün dolmadan açık ret kararının tebliği | Tebliğ tarihi | Tebliği izleyen günden itibaren 60 takvim günü |
| Bekleme sonrası dava süresi içinde cevap gelmesi | Yeni kararın tebliği | Tebliğden itibaren yeniden 60 takvim günü |
| Kesin olmayan cevabın beklenmesi tercihi | Kesin cevabın tebliği | Başvurudan itibaren altı ayı aşmamak üzere 60 gün |
| Dava süresi içinde üst makama ihtiyari başvuru | Başvuruyla sürenin durması | Cevap tebliğinden ya da altmış günlük sessizlikten sonra kalan süre |
| Hesaplanan son günün resmi tatile rastlaması | Değişmez | Tatili izleyen ilk çalışma gününün mesai bitimi |
Dava açma süresi içinde üst makama yapılan ihtiyari başvuru, işlemekte olan süreye ara verdirir. Üst makam altmış gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve süre kaldığı yerden yürür. Başvuru tarihine kadar geçen günler hesaba katıldığı için kalan gün sayısı baştan bilinmelidir.
Bu yol dava hakkını korur, fakat toplam süreyi uzatmaz. Kalan günün az olduğu dosyalarda itiraz yerine doğrudan dava tercih edilerek risk azaltılabilir.
Bu adımlar tamamlandığında dava dilekçesi, hangi tarihe dayanıldığını gösteren bir süre açıklamasıyla birlikte sunulabilir. Başvuru evrakı, tebligat belgeleri ve posta kayıtları dosyaya eklendiğinde usul tartışması kısa sürede kapanır ve inceleme işlemin hukuka uygunluğu üzerinde yoğunlaşır.
Başvurunun idare kaydına girdiği günü izleyen günden itibaren otuz takvim günü beklenir. Bu sürenin sonunda talep reddedilmiş sayılır ve izleyen günden başlayarak altmış günlük dava süresi işler. Bekleme dolmadan açılan dava erken kabul edilebileceğinden, kayıt tarihinin belgeyle gösterilmesi önem taşır. Bu süre içinde idareden yazılı bir karar gelmesi halinde hesap yeniden kurulur.
Değiştirir. Bekleme süresi tamamlanmadan usulüne uygun tebliğ edilen bir ret kararı, sessizliğe dayalı hesabı devre dışı bırakır. Bu halde altmış günlük süre, tebliği izleyen günden itibaren sayılır. Tebligat evrakındaki tarih esas alındığı için tebliğ belgesinin dosyada saklanması gerekir. Başvuru tarihi ile tebliğ tarihinin ayrı ayrı not edilmesi, hesabın hangi olguya dayandığını gösterir.
Beklemek başlı başına hak kaybı doğurmaz, çünkü bu sürede dava açma süresi işlemez. Ancak bekleme, başvuru tarihinden itibaren altı ayı aşamaz. Sınır dolduktan sonra beklemeye devam edilmesi süre yönünden koruma sağlamaz. Bu nedenle yazının tebliğ tarihi ve altı aylık üst sınır birlikte takip edilmelidir. Kesin cevap geldiğinde süre, tebliği izleyen günden itibaren yeniden işler.
Süre kendiliğinden uzar. Hesaplanan son gün resmi tatile rastlarsa dilekçe, tatili izleyen ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar verilebilir. Ara dönemdeki hafta sonu ve tatil günleri ise sayımdan düşülmez, takvim günü esası korunur. Uzama yalnızca bitiş gününü etkiler, başlangıç tarihini kaydırmaz. Posta yoluyla gönderimde kayıt tarihi, elden verilen dilekçede ise havale tarihi esas alınır.
Afyon Haberleri, Afyonkarahisar ve çevresindeki güncel gelişmeleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Şehirdeki son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap