Bir ceza soruşturması kapsamında konutta veya işyerinde arama yapılabilmesi için kural olarak hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama gerçekleştirilebilir. Ancak aramanın hukuka uygunluğu…
Bir ceza soruşturması kapsamında konutta veya işyerinde arama yapılabilmesi için kural olarak hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama gerçekleştirilebilir. Ancak aramanın hukuka uygunluğu yalnızca kararın varlığına bağlı değildir. Kararın kapsamı, arama sırasında hazır bulunan kişiler, işlemin gerçekleştirildiği zaman ve düzenlenen tutanaklar da önem taşır.
Ağır suç isnadıyla yapılan aramalarda istanbul ağır ceza avukatları kapsamında yürütülen müdafilik faaliyetleri, avukatın aramada hazır bulunması ve işlemin hukuki dayanaklarını incelemesi bakımından değerlendirilebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu, kişinin avukatının aramada hazır bulunmasının engellenemeyeceğini açıkça düzenler. Bu güvence, arama işleminin savunma hakkı bakımından da denetlenebilmesine hizmet eder.
Konut dokunulmazlığı, Anayasa’nın 21. maddesiyle korunan temel haklar arasındadır. Bir konuta girilmesi ve burada arama yapılması, kanunda belirtilen koşullara ve yetkili makamın kararına dayanmalıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 116. maddesine göre şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe bulunması hâlinde arama yapılabilir.
Aranacak yerin mutlaka şüpheliye ait olması gerekmez. Başka kişilere ait konut ve işyerlerinde de kanuni şartlar gerçekleştiğinde arama yapılabilir. Bununla birlikte üçüncü kişilere ait yerlerin aranmasında, aranan kişinin veya suç delillerinin ilgili yerde bulunabileceğini gösteren somut olgular aranır. Kanunda bu koşulun uygulanmasına ilişkin istisnalar da düzenlenmiştir.
Arama yetkisinin kullanılması, konutun tamamında sınırsız inceleme yapılabileceği anlamına gelmez. İşlem, arama kararındaki amaç ve kapsamla bağlantılı yürütülmelidir.
Hâkim kararı bulunmadan konutta arama yapılması, ancak kanunun izin verdiği istisnai koşullarda mümkündür. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119. maddesi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emir verebileceğini düzenler.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâl, aramanın ertelenmesi nedeniyle delillerin kaybolması veya soruşturmanın amacına ulaşmasının tehlikeye girmesi gibi somut bir aciliyetin bulunmasını ifade eder. Yalnızca işlemin hızlı tamamlanmasının istenmesi, bu istisnanın uygulanması için tek başına yeterli değildir.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken ayrım, kolluk amirinin yetkisidir. Kanun, belirli durumlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılmasına izin verse de konutlarda, işyerlerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emri tek başına yeterli değildir. Bu yerlerde hâkim kararı veya kanuni koşulların gerçekleşmesi durumunda Cumhuriyet savcısının yazılı emri bulunmalıdır.
Anayasa ayrıca yetkili merciin kararının hâkim denetimine sunulmasına ilişkin güvence içerir. Özellikle aramayla birlikte elkoyma uygulanmışsa, bu tedbirin yargısal denetimine ilişkin kurallar ayrıca değerlendirilir.
Arama kararı veya yazılı emir, kolluk görevlilerine sınırsız yetki veren genel bir belge değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119. maddesi uyarınca aşağıdaki bilgilerin açıkça gösterilmesi gerekir:
Bu unsurlar, işlemin belirli bir soruşturma amacıyla ve sınırları önceden belirlenerek yapılmasını sağlar. Kararda belirtilen adresin, aramanın gerçekleştirildiği yerle uyuşmaması veya işlemin kararın geçerlilik süresi dışında yapılması hukuka uygunluk incelemesi gerektirebilir.
Arama sırasında kararın veya yazılı emrin dayanağı hakkında bilgi istenebilir. Belgenin kapsamına ilişkin tereddütlerin ve yapılan itirazların tutanağa geçirilmesinin talep edilmesi, daha sonra gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme bakımından önemlidir.
Arama işleminin usulüne uygun yürütülmesinde hazır bulunan kişilerin kimliği belirleyicidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 120. maddesine göre aranacak yerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir.
Bu kişi bulunmuyorsa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip yakınlarından biri, birlikte oturduğu kişi veya komşusu hazır bulundurulur. Kanunda belirtilen üçüncü kişilere ait yerlerde gerçekleştirilen aramalarda, ilgili kişiye aramanın amacı hakkında önceden bilgi verilmesine ilişkin özel düzenleme de bulunmaktadır.
Cumhuriyet savcısı hazır olmadan konutta veya işyerinde arama yapılacaksa o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması gerekir. Bu kişiler, arama işleminin gerçekleştirilmesine tanıklık eder. Konut sahibinin veya müdafiin hazır bulunması, kanunda ayrıca öngörülen bu iki kişi şartıyla aynı anlama gelmez.
Arama tutanağına işlemi gerçekleştiren görevlilerin açık kimliklerinin yazılması da yasal gereklilikler arasındadır.
Arama sırasında kişinin avukatının hazır bulunması engellenemez. Müdafi, arama kararının kapsamını inceleyebilir, yapılan işlemleri takip edebilir ve hukuka aykırılık iddialarının kayda geçirilmesini isteyebilir.
Bununla birlikte avukatın çağrılması, her durumda aramanın avukat gelinceye kadar durdurulacağı anlamına gelmez. Bu nedenle müdafi yardımının mümkün olduğunca erken sağlanması ve aramanın hangi aşamasında katılım gerçekleştiğinin belirlenmesi önem taşır.
İstanbul Sancaktepe’de faaliyet gösteren Av. Özgür Onbaşı’nın ceza hukuku alanındaki çalışmaları; soruşturma işlemleri, ifade ve sorgu süreçleri, delillerin değerlendirilmesi, ağır ceza ve asliye ceza yargılamaları ile kanun yolu başvurularını kapsamaktadır. Konut araması da soruşturma sırasında elde edilen delillerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesini gerektirebilen işlemler arasındadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 118. maddesine göre konutlarda, işyerlerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vakti arama yapılması kural olarak yasaktır. Ancak bu yasağın kanunda açıkça düzenlenen istisnaları bulunmaktadır.
Suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan durumlar veya kaçan belirli kişilerin yeniden yakalanması amacıyla gerçekleştirilen aramalarda gece araması mümkün olabilir. Bu istisnaların uygulanabilmesi için somut olayın kanuni koşulları karşılaması gerekir.
Gece yapılan her arama kendiliğinden hukuka aykırı olmadığı gibi, yalnızca arama kararı bulunması da gece araması yasağının istisnasız şekilde ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Arama sırasında suçla bağlantılı olabileceği değerlendirilen eşya ve belgeler bakımından muhafaza altına alma veya elkoyma işlemi gündeme gelebilir. Ancak arama ile elkoyma birbirinden farklı koruma tedbirleridir. Bir yerde arama yapılmasına izin verilmesi, bulunan her eşyanın sınırsız biçimde alınabileceği anlamına gelmez.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 121. maddesi, elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın tam bir listesinin hazırlanmasını öngörür. Bu eşya resmî mühürle mühürlenir veya uygun şekilde işaretlenir.
Arama yapılan kişi, elkonulan veya koruma altına alınan eşyaların listesini isteme hakkına sahiptir. Ayrıca mülkiyet hakkındaki görüşlerinin ve iddialarının ilgili belgelere geçirilmesi gerekir.
Telefon, bilgisayar ve dijital veri taşıyıcıları söz konusu olduğunda ayrıca dikkatli değerlendirme yapılmalıdır. Bilgisayarlarda ve dijital kayıtlarda arama ile kopyalama ve elkoyma işlemleri için Ceza Muhakemesi Kanunu’nda özel hükümler bulunmaktadır. Hangi işlemin hangi karara dayanacağı, eşyanın niteliğine ve uygulanan tedbire göre belirlenir.
Arama tamamlandığında kişi, işlemin hukuki dayanağını ve elde edilen sonuçları gösteren belgeleri isteme hakkına sahiptir. Kanunun 121. maddesi kapsamında aramanın hangi hükümlere göre yapıldığını, gerekli durumda soruşturma konusu fiilin niteliğini ve elkonulan eşyaları gösteren belgeler talep edilebilir.
Aramada şüpheyi haklı kılan herhangi bir şey bulunmamışsa bu durumu gösteren belgenin verilmesi de istenebilir.
Arama tutanağında eksik veya gerçeğe aykırı olduğu düşünülen hususlar varsa bunların açıkça belirtilmesi ve itirazların kayda geçirilmesinin talep edilmesi önemlidir. Tutanak, aramanın hukuki denetiminde kullanılabilecek temel belgeler arasındadır.
Hâkim tarafından verilen arama kararları, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun itiraz kanun yoluna ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir. İtiraz, kanunda öngörülen usule uygun biçimde kararı veren mercie sunulur ve yetkili itiraz mercii tarafından incelenir.
Başvuruda aramanın dayandığı şüphe, kararın kapsamı, yetkili makam, aramanın gerçekleştirildiği zaman ve işlemin uygulanış biçimi tartışılabilir. Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı başvuruların hukuki niteliği ise hâkim kararlarına yönelik itirazdan farklı değerlendirme gerektirebilir.
Elkoyma bakımından ayrı bir güvence de bulunmaktadır. Eşyasına elkonulan kişi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 127. maddesi kapsamında hâkimden bu konuda karar verilmesini isteyebilir. Hukuka aykırı şekilde elde edildiği ileri sürülen delillerin yargılamada kullanılıp kullanılamayacağı da ayrıca incelenebilir.
Arama işleminin sona ermesi, hukuka uygunluk denetimini ortadan kaldırmaz. Kararın içeriği, arama tutanağı, hazır bulunan kişiler ve elkoyma kayıtları birlikte değerlendirildiğinde işlemin kanuni sınırlar içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği belirlenebilir. Somut olayın özellikleri, başvurulabilecek hukuki yolların ve delillere ilişkin taleplerin kapsamını doğrudan etkiler.
Afyon Haberleri, Afyonkarahisar ve çevresindeki güncel gelişmeleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Şehirdeki son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap