Bilişsel Davranışçı Terapi, kısaltmasıyla BDT, bir kişinin belirli bir durumda ne düşündüğü, ne hissettiği ve ne yaptığı arasındaki bağı psikoterapinin merkezine alan bir yaklaşımdır. Ayırt edici yanı, zorlanmayı yalnızca geçmişte…
Bilişsel Davranışçı Terapi, kısaltmasıyla BDT, bir kişinin belirli bir durumda ne düşündüğü, ne hissettiği ve ne yaptığı arasındaki bağı psikoterapinin merkezine alan bir yaklaşımdır. Ayırt edici yanı, zorlanmayı yalnızca geçmişte ya da kişilik özelliklerinde aramak yerine, belirtinin bugün hangi döngüyle ayakta kaldığını görünür kılmasıdır.
Üç halka arasındaki ilişki tek yönlü değildir. Düşünce duyguyu, duygu davranışı belirlediği kadar davranışın sonucu da ilk düşünceyi geri besler. BDT’de asıl çalışılan malzeme halkaların tek tek içeriği değil, aralarındaki bu geri besleme ilişkisidir.
Döngünün en sık gözden kaçan yeri davranış halkasıdır. Kaygı veren bir durumdan uzak durmak, o anda hissedilen gerginliği hızla düşürür. Bu rahatlama kısa vadede işe yaramış gibi görünür; buna karşılık kaçınılan durum hiç yaşanmadığı için baştaki tahminin ne kadar isabetli olduğu da hiç sınanmaz. Bir sonraki sefere aynı düşünce, bir kez daha çürütülmemiş halde devreye girer. BDT’nin belirtinin nasıl sürdüğünü açıklarken kullandığı temel mekanizma budur: kısa vadeli rahatlama, uzun vadeli pekişme.
Kalabalık bir ortamda “yanlış bir şey söylerim” beklentisiyle davete gitmekten vazgeçmek bu örüntünün yaygın bir biçimidir. Vazgeçme kararı akşamın gerginliğini ortadan kaldırır, ancak beklentinin gerçekle karşılaşmasını da engeller. Aynı yapı erteleme, kontrol etme ve güvence arama gibi çok farklı davranışlarda tekrar eder.
|
Halka |
Neye karşılık gelir |
Döngüdeki işlevi |
|---|---|---|
|
Düşünce |
Durum karşısında saniyeler içinde beliren yorum ve tahmin |
Duygunun yönünü ve şiddetini belirler |
|
Duygu |
Kaygı, öfke, üzüntü gibi hisler ve bunlara eşlik eden bedensel tepkiler |
Hangi davranışın o an zorunlu göründüğünü belirler |
|
Davranış |
Yapılan, ertelenen veya tamamen kaçınılan eylem |
Sonucu geri besleyerek ilk düşünceyi zayıflatır ya da pekiştirir |
Seansın ilk işi genel bir şikayeti belirli bir ana indirmektir. “Sürekli kaygılıyım” cümlesi üzerinde çalışılabilir bir malzeme taşımaz; geçen hafta içinde kaygının belirgin biçimde yükseldiği tek bir durum taşır. BDT’de ortak harita, bu tekil anların ayrıntısından çıkarılır.
Aşağıdaki sıra, seans içinde terapistle birlikte yürütülen çalışmayı tarif eder; okuyucunun kendi başına uygulayacağı bir alıştırma listesi değildir.
Bu haritanın işlevi danışanı düşünceleri nedeniyle sorumlu tutmak değildir. Tam tersine, tepkinin rastgele olmadığını, belirli bir sırayla kurulduğunu ve dolayısıyla üzerinde çalışılabilir olduğunu gösterir. Terapistin sorduğu sorular da bu nedenle yargılayıcı değil tarif ettirici olur: ne oldu, o sırada aklından ne geçti, bunun ardından ne yaptın.
BDT yapılandırılmış bir çerçevedir. Görüşme, üzerinde durulacak başlıkların birlikte belirlenmesiyle açılır; önceki seansta ele alınan konunun aradan geçen sürede nasıl seyrettiği konuşulur ve seans, hangi noktanın bir sonraki görüşmeye taşınacağı netleştirilerek kapanır. Bu düzenin amacı seansı standart bir forma sokmak değil, sınırlı görüşme süresinin dağılmasını önlemektir.
Hedeflerin gözlenebilir biçimde tanımlanması da aynı nedenle önemsenir. İlerleme yalnızca “daha iyiyim” gibi genel bir ifadeye bırakıldığında hem küçük değişimler fark edilmez hem de çalışmanın hangi yönde ilerlediği belirsizleşir. BDT’nin anksiyete ve depresif belirtilerde somut ve izlenebilir hedeflerle çalışmaya elverişli sayılmasının nedeni budur.
Seanslar arasında kalan zaman da çerçevenin parçası sayılır. Bu sürede neyin gözleneceği veya hangi durumun not edileceği seansta birlikte kararlaştırılır ve bir sonraki görüşmenin gündemine girer; kişinin kendi başına seçtiği hazır bir alıştırma listesi bu işlevi karşılamaz. Anlatılan akışın terapi sürecinin bütünü içinde nereye oturduğunu görmek isteyen okur, mersin klinik psikolog Furkan Lenk’in terapi süreci anlatımında değerlendirme oturumundan hedeflerin birlikte belirlenmesine uzanan çerçeveyi bulabilir.
Görüşmeler haftalık planlanır; sıklık ve süre danışanın ihtiyacına göre belirlenir. Klinik Psikolog Furkan Lenk’in Mersin’de yüz yüze ve online yürüttüğü çalışmada BDT, Şema Terapi ve Varoluşçu Terapi ile birlikte danışanın ihtiyacına göre başvurulan üç çerçeveden biridir; mesleki eğitim geçmişinde Bilişsel Davranışçı Terapi ağırlıklı workshop katılımları yer alır ve Furkan Lenk Türk Psikologlar Derneği üyesidir.
Zorlanma bugün hangi döngüyle sürdüğünü gösterebiliyorsa BDT çerçevesi erken aşamada izlenebilir bir yol haritası verir. Kaygının yükseldiği durumlar, kaçınmanın gündelik hayatı daralttığı alanlar ve depresif belirtilerde günlük etkinliğin azalması bu çerçevede takip edilebilir başlıklardır.
Buna karşılık her zorlanma tek bir döngüyle açıklanmaz. Tekrar eden ilişki örüntüleri çocuklukta oluşmuş kalıplara uzanıyorsa Şema Terapi, anlam ve sorumluluk gibi başlıklar öne çıkıyorsa Varoluşçu Terapi devreye girer. Hangi çerçevenin uygun olduğu danışanın anlattığı tabloya göre birlikte belirlenir; bu bir yöntemin diğerinden üstün olması meselesi değil, ihtiyaca uyum meselesidir.
Psikologlar ilaç yazmaz. Psikiyatrik değerlendirme gerektiren bir tablo görüldüğünde hekime yönlendirme yapılır. İntihar düşüncesi, kendine zarar verme ya da başka bir acil risk söz konusu olduğunda beklenecek bir süreç yoktur: acil durumda 112 aranır ve en yakın acil servise başvurulur.
Buradaki anlatım bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez. Bir kişinin yaşadığı zorlanmanın hangi başlık altında ele alınacağı metinden okunarak belirlenemez; tanı yalnızca yüz yüze değerlendirmeyle konulabilir.
Herkes için geçerli bir seans sayısı yoktur. Görüşmeler haftalık planlanır; sıklık ve süre danışanın ihtiyacına göre belirlenir. Süreyi belirleyen, üzerinde çalışılan başlığın kapsamı ve sürecin nasıl ilerlediğidir. Terapiye başlamak için kriz anını beklemek gerekmez.
Online terapi, farklı şehirde yaşayan veya merkeze gelemeyen danışanlar için yüz yüze görüşmeyle aynı gizlilik ve etik çerçevede yürütülür. Döngü üzerinde çalışmanın konuşmaya dayanması nedeniyle görüşmenin biçimi değişse de seansın yapısı ve gündem düzeni korunur. Hangi biçimin uygun olduğu değerlendirme oturumunda konuşulur.
İlaç kararı hekime aittir ve psikolog bu alanda öneride bulunmaz. Halihazırda bir hekim takibi varsa terapi süreci bu takiple çelişmeyecek biçimde sürdürülür; psikiyatrik değerlendirme gerektiren bir tablo görüldüğünde ise yönlendirme yapılır. Bu belirtiler bir tanı anlamına gelmez; hangi desteğin gerekli olduğu yüz yüze değerlendirmeyle belirlenir.
Afyon Haberleri, Afyonkarahisar ve çevresindeki güncel gelişmeleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Şehirdeki son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap